Gelinimin, torunum için kendi ellerimle ördüğüm bebek battaniyesini çöpe attığını tesadüfen gördüm; onu hemen çöp konteynerinden çıkardım ve tam o anda kumaşın içine gizlenmiş sert bir şey hissettim 😱🫣
Gelinimin, torunumun battaniyesini çöp konteynerine fırlatışına şahit oldum. Öylece bırakmadı; sanki bir eşyadan değil de kötü bir anıdan kurtulmak istercesine büyük bir öfkeyle içeri tıktı. Hiç düşünmeden konteynere koşup onu oradan çekip aldım.
Bu sıradan bir örtü değildi. Torunum doğduğunda her ilmeğini dualarla, sevgiyle ve umutla kendim örmüştüm. Kocamın ve ardından tek oğlumun vefatından sonra bu battaniye, geçmişten kalan nadir ve canlı hatıralardan biri olmuştu. Şimdi ise öylece sokağa mı atılıyordu? Sebepsiz yere mi?
Eve getirdiğimde ellerim zangır zangır titriyordu. Kumaşı yatağın üzerine yayıp kırışıklıkları düzeltirken, tam merkezde sert bir cisim fark ettim. Tesadüf olamayacak kadar düzgün ve dikdörtgen bir kütleydi bu.
Kalbim yerinden çıkacak gibi çarpmaya başladı. Battaniyeyi ters çevirdiğimde, neredeyse imkansız fark edilen, kumaşla aynı renkte iplerle dikilmiş kusursuz bir dikiş gördüm. Birisi battaniyeyi söküp içine bir şey yerleştirmiş ve fark edilmeyecek kadar ustalıkla geri dikmişti.
İçimi bir korku kapladı. O dikişe bakarken sanki dikiş de bana bakıyordu. Sonunda makası elime aldım. Yasak bir şeyi bozuyormuşum gibi her kesik canımı yakıyordu. İlmek ilmek sökülen kumaş sonunda pes etti.
Parmaklarımı içeri daldırdığımda soğuk bir metal hissettim. Küçük ama ağır bir cisimdi bu. Onu dikkatlice dışarı çıkardım ve tam o anda nefesim kesildi..devamı diğer sayfada
Gelinimin, torunum için kendi ellerimle ördüğüm bebek battaniyesini çöpe attığını tesadüfen gördüm; hemen çöp konteynerinden battaniyeyi çıkardım ve tam o anda kumaşın içine sert bir şeyin gizlendiğini hissettim .




Gelinimin o battaniyeyi çöpe atışında tuhaf bir öfke vardı; sanki bir eşyayı değil de bir kanıtı yok etmek ister gibiydi. O battaniye benim için kutsaldı; eşimi ve tek oğlumu kaybettikten sonra geçmişten kalan son sevgi bağımdı. Dayanamayıp çöpten çıkardım ve eve getirdim. Kumaşı düzeltirken tam ortasında, rastlantı olamayacak kadar düzgün ve sert bir kütle hissettim. Dikkatle baktığımda, birinin battaniyeyi söküp içine bir şey gizledikten sonra kusursuzca geri diktiğini fark ettim.


Ellerim titreyerek dikişleri söktüğümde soğuk ve ağır bir metal parçasına ulaştım. Bu eski, yıpranmış bir çakıydı. Metalin üzerindeki koyu lekeler, ne kadar temizlenirse temizlensin çıkmamış gibi duruyordu. O an zihnimde oğlumun ölümüne dair polis raporu belirdi: “Merdivenden düşme, kaza.” O zamanlar avuçlarındaki kesikleri sorduğumda “korkuluklara tutunmaya çalışmış” demişlerdi. Şimdi ise her şey korkunç bir netlikle yerli yerine oturuyordu.
Biri bu bıçağı, benim bu değerli el emeği battaniyeyi asla kesmeyeceğimi bilerek içine saklamıştı. Gelinimin o akşam “oğlun sarhoştu, düştü” deyişini hatırladım; oysa oğlum içki bile içmezdi. Komşuların duyduğu o kavgayı ve gelinimin battaniyeyi çöpe atarken yüzündeki o hırsı şimdi anlıyordum. O, sadece eski bir yünden kurtulmuyordu; oğlumun ölümündeki sırrı ve belki de son delili ortadan kaldırıyordu.



Yatağın kenarına çöktüm, kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Bu çakı doğrudan bir cinayet silahı olmasa bile, o gece yaşanan büyük bir arbedenin veya bir tehdidin sessiz tanığıydı. Gelinim bu sırrı sonsuza dek çöpe attığını sanıyordu ama battaniye gerçeği bana geri getirmişti. Artık biliyordum: Oğlum sadece düşmemişti, birileri onun düşmesine yardım etmişti.

Bunlar da İlginizi Çekebilir